Geleneksel Dövme

Dövme’nin toplumdaki yeri

 

Zaten çok eski zamanlardan hatta mağara yazısı ve resimleriyle beraber ortaya çıkmış olması muhtemel olan dövme kültürü, dünya çapında popülarite kazanmaya başlamasıyla bir sektör haline gelmiş durumda.

Dövmenin sektörleşmesi ve fabrikasyon bir nitelik kazanarak popüler kültürün vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle içe kapalı, muhafazakar çevrelere göre oldukça büyük soru işaretleri uyandırmaya başladı. Bu da toplumumuzdaki dövme algısını bozamasa da zaman zaman zedeledi ya da imajına zarar verdi. Hepimizin bildiği o sorular:

Dövme haram mı?
Dövme yaptırmak sağlığa zararlı mı?
Bedenin yapısıyla oynamak caiz mi?
Abdest geçer mi?

Bu tarz sorularla baş etmeye kalkışmadan önce sorulması gereken her şeyden önce en başlıca sorular şunlardır:

  • Dövme yaptırmak istiyor muyum?
  • İstiyorsam neden istiyorum?
  • Şu şu sebepten yaptıracaksam da ne yaptırmalıyım?

Bu sorulara doğru cevap veren bir kişinin dövme yaptırmak için herhangi bir toplum baskısına maruz kalmaksızın, kendi hür iradesiyle, içinden geleni, tıpkı kendini sözlü bir şekilde nasıl tanıtıyorsa ve bunda bir sakınca görmüyorsa, aynı şekilde dövme yaptırmaya dair herhangi bir kaygı gütmemesi gerekir. Sonuç olarak beden bizim bedenimiz, karar da bizim kararımızdır. Kararlarımızla bu hayatta varsak, o halde neden almak istediğimiz bir karara ket vurulmak istendiğinde vazgeçeriz?

İyisi mi siz stüdyomuza uğrayın ve daha detaylı bilgiler edinmek üzere bir çayımızı için.

Herkesin hayatında içinde bulunduğu önemli olaylar, olgular, oluşumlar, ilişkiler ve fikirler vardır. Örneğin; ömrü boyunca şiddet görmüş ve artık şiddet görmeye karşı dur demiş bir kişiyi düşünelim. Bu kişi şiddete karşı duruşunu gösterip, gücünün farkına vardığında o muazzam yüreğinin üzerine gücün sembolü olan bir Yunan tanrısının dövmesini yaptırmak isteyebilir. Ve onu yaptırdığında, bir daha tekrar şiddete maruz kalma durumunda, bilinçaltında orada o dövmesinin bulunduğunu bilerek cesaretlenip, kendini mücadeleye adayacak gücü kendinde bulabilir.

İşte bunun gibi yalnızca bizim örnek olarak verdiğimiz durum gibi veya daha fazlasını yaşayan bir kişi, kendine bu tarz totemler eklemeyi tercih edebilir. Fakat sığ fikirlere kapılıp, işe yaramayan sorulara takılmamak gerekir. Tabi tüm bunlar bizim fikrimiz.

Ayrıca yukarıda belirtilen toplumumuzda sorular bazı sorulara cevaplar verelim:

Dövme abdest tutar. Çünkü boya derinin altına yapılır. Yani su geçirmeme gibi bir durum yoktur. Ayrıca su geçirmiyor olsa dövmenin bulunduğu bölge zamanla su ve hava geçirmemekten çürür, adeta küflü bir et haline gelirdi. Dövmenin haram olduğuna dair herhangi bir kutsal kitapta herhangi bir ibare yer almamaktadır. Yalnızca bedene zarar vermemek üzere öğütlenen bazı ifadeler vardır. Fakat sağlıksız beslenen bir kişinin dahi bedenine zarar vermiş olduğunu unutmamak gerek.
Bedeni belli bir modifikasyona uğratmak tıpkı estetik, takı, aksesuar veya tıraş olmak gibi normal görülen bir şey olduğundan, yaptırmak isteyen kişinin tek kıstası bu anlamda yalnızca kendi hür iradesi ve göz zevki olmalıdır.

Dövme hakkında diyanet yorumu: