Dövmeli iş adamı

Dövme Trendi Popüleritesinin Zirvesine mi Ulaştı?

 

Dövme sanatı ve kültürü gün geçtikçe popülaritesini adeta katlayarak artıyor. Milenyum jenerasyonun neredeyse yarısı medyanın ve popüler kültürün etkisi ile sanatçılar ve sporcuların üstünde dövmeler görüyor, haliyle dövme günümüzde neredeyse kaçırılması imkansız bir trend olarak karşımıza çıkıyor.
Fakat dövmeli insan sayısının giderek artmasıyla birlikte pek çok mecrada dövmenin popüleritesinin zirvesine geldiğine dair tartışmalarda yok değil. Online forumlardan tutun büyük dergilere kadar her yerde; bu büyümenin sadece bir heves olduğunu ve diğer tüm hevesler gibi çökmenin zirvesinde olduğunu iddia eden eden görüşler bulabilirsiniz.

Dövme popülaritesinin zirvede olduğunu iddia eden insanların görüşlerini desteklemek için genellikle şu iki ana başlığa işaret ettiğini görüyoruz: dövmelerinden pişman olanların sayısı ve mesleki kaygıları olan insanların dövmeli olması sebebiyle dışlanmaları.
Ancak bana sorarsanız bu argümanların abartılı olduğunu savunurum. Neden bu tezler üzerinde ikna olmadığımı ve neden dövme popülaritesinin daha zirvesinde olmadığını göstermek için bu iki ana argümanı teker teker gözden geçireceğim.

 

Dövmeli Bir Birey Olmak İş Koşullarını Etkiliyor mu?

 

Arada bir, işverenlerin ve işe alım yöneticilerinin, belirgin ve görünür şekilde dövmeleri olan bir adayı ciddiye alma olasılıklarının daha düşük olduğunu gösteren küçük bir çalışma var. Ancak verileri derinlemesine incelemek ve gerçekte ne gösterdiğine bakmak yargıda bulunabilmek adına fazlasıyla önemli.

İlk olarak, Milenyumlar'ın dövme kararlarıyla ilgili şematik çalışmalar var. Görünüşe göre, dövmeli Milenyumlar'ın çok önemli bir kısmı, işverenler tarafından göze çarpan bir dövmenin hoş karşılanmayacağından korktuğu için dövmelerini giysilerle saklanması kolay yerlere yaptırıyor.

Bu ilginç bir bilgi...

Lakin bu gözlem bize Milenyumlar'ın oldukça temkinli bir grup olmasından ziyade dövmelerin iş olanaklarını nasıl etkilediğine dair hiçbir şey söylemiyor.
İşe alım yöneticilerinin ara sıra dövmelerden hoşlandığını gösteren çalışmalar da var. Ancak daha yakından baktığımızda keşfettiğimiz şey, bunun sadece kuşaksal bir farklılığa işaret ettiği yönünde. 35 yaşın üstündeki kişilerin işe alma kararlarını etkileyebilecekleri kurumsal pozisyonlarda olma olasılığı ve dövmelilere olumsuz bakma olasılığı daha yüksektir. Ancak Y kuşağı yani Milenyumlar yaşlandıkça ve bu şirketlerde üst sıralara çıktıkça, bu görevlerin çoğunu üstlenecekler, bu da işe alım kararlarının dövmeli bireylere karşı olumlu bir tavır sergileme olasılığı daha yüksek olan kişiler tarafından sağlanacağı anlamına geliyor.
Bunun tersini destekleyen veriler de var. Miami Business School Üniversitesi'nde profesör olan Michael French, basit bir şeyi öğrenmek için 2.000 kişi üzerinde bir araştırma anketi yaptı:

Dövmeli katılımcıların, dövmesiz olanlara göre iş yerlerinde kabul edilme olasılığı daha düşük müydü?

Sonuçlar bir hayli umut vericiydi: dövmeli ve dövmesiz katılımcılar eşit derecede istihdam edilme eğilimindeydi. Ve araştırma sonucunda dövmeli erkeklerin istihdam edilme olasılığının biraz daha yüksek olduğu gözlemlendi.

Diğer bir endişe ise kıyafet kuralları. Şirketler müşterileriyle yüz yüze görüşen çalışanlarından dövmelerini saklamalarını isteyebilir ve yasal olarak bu talebi karşılamayan çalışanlarını işten çıkarma iznine sahiptir. Ama bu hususta bile bir değişikliğin gerçekleştiğini gözlemliyoruz. Büyük şirketler sadece 'dövmesiz çalışan' politikalarından kurtulmakla kalmıyor, aynı zamanda açıkça görünür yerlerde dövmeleri olan çalışanlara izin veren yeni politikalar oluşturuyorlar. Milenyumlar iş yerlerinde ve ekonomide daha baskın bir güç haline geldikçe, bu eğilimin muhtemelen çok daha hızlandığına şahit olacağız.

Dövmelerden Pişman Olunur mu?

 

Dövmeden pişman olmak zaman zaman gözlemlenen bir gerçektir. Dövme yaptıran herkesin dövmesine sonsuza kadar aşık olduğunu iddia etmeyeceğim, ancak tıpkı istihdam beklentileri argümanı gibi, bu da abartılmış bir endişe olarak karşımıza çıkıyor. Yapılan araştırmalara göre Amerikalılar'ın beşte biri dövmelerinden en az birine pişmanlık duyuyor.
Bunlar yüksek rakamlar ve hiç kimse bu istatistiğe hatalı tarafından bakmak istemiyor.

Öyleyse, havada çok fazla pişmanlık dolanırken dövmeler çekiciliğini kaybedecek mi?

İşte bu konuda şüpheliyim.

Nedenini anlamak için insanların neden dövmelerinden pişman oldukları hakkında biraz düşünelim. Yapılan bir anket, kadınların dövmelerinden pişmanlık duymalarının en büyük nedeninin 'tasarımdan sıkılmaları' veya zamanla 'dövmelerinin solması' olduğu istatistiğini ortaya çıkarttı. Öte yandan erkekler ise dövmelerine yükledikleri 'duygusal anlamı yitirmeleri' sebebiyle genelde pişmanlık duyuyor.
Solmuş dövmeler söz konusu olduğunda, bunları düzeltmek çok daha basittir. Onları lazerle zahmetli bir şekilde sildirmek yerine çok daha aza tekabül edecek ücretlerle dövmeleri tazelemek aslında çok daha kolaydır.

Sıkılmaya veya duygusal değerini kaybetmeye gelince, burada biraz geçiştirme olduğunu düşünüyorum. Pişmanlıklardan bahsettiğimizde, kulağa hiç sahip olmamayı dilediğimiz ya da kurtulmayı dilediğimiz dövmelerden bahsediyormuşuz gibi geliyor ama bu istatistiklerin gösterdiği kesinlikle tam olarak bu değil. Bir dövme sanatçısının söylediği gibi:

"Artık dövmenizle ilgili olmamakla pişmanlık duymak arasında çok büyük bir fark var."

Sıkıldığınız veya artık güçlü bir şekilde bağlı hissetmediğiniz bir dövme, dövmeyi yaptırdığımızda kim olduğumuzun ve o zamandan bu zamana kadar ne kadar değiştiğimizin bir temsili olarak değerlenebilir. Bu ise dövme yaptırmamak için asla geçerli bir sebep değildir.

 

Popülarite Hala Zirve Noktasına Ulaşmadı

 

Dövme üzerine yapılan araştırmalar ve veriler tek bir yöne işaret ediyor: popülaritenin istikrarlı bir şekilde giderek artması.
Milenyumlar onlardan önceki nesillerden daha fazla dövmeye sahip ve dövme endüstrisi stabil bir şekilde büyümeye devam ediyor.
Her trend sonunda doygunluk noktasına ulaşır. Er ya da geç dövme popülaritesi ya plato olacak ya da düşmeye başlayacaktır. Ancak, şimdilik kesin olarak söyleyebileceğimiz tek şey: büyümekte olduğu.

Artmakta olan dövme popülaritesi ve yakın gelecekte azalacağını düşünmek için güvenilir - elle tutulur bir neden olmadığından; popülaritenin zirveye ulaştığını ilan etmek için henüz çok erken...

 

Let's Tattoo galerisini ziyaret etmek için tıklayın.

Kaynak: Have Tattoos Reached Their Popularity Peak?